Zapatistalarin komünalizm çagrisi
19 March 2006

Ilk kez 1 Ocak 94â??te duydu dünya adlarini. Evet belki önceden varlardi, duymustuk yüzyil basinda köylülerin toprak taleplerini dillendiren Emiliano Zapataâ??yi önceden, izlemis ve etkilenmistik Elia Kazanâ??in â??Viva Zapata!â? filminden. Kar maskelerinin ardindaki yüzlerini belki sadece gönül gözüne gösteren Zapatistalar, 4000 yillik â??eskinin en eskisiâ? bir kültüre ve 500 yillik bir direnis gelenegine dayiyorlardi sirtlarini ve ruhlarini. 94â??ün ilk saatlerinde 3000 Yerli, Meksikaâ??nin Guatemala sinirina yakin daglik Chiapas bölgesinde silahli bir ayaklanma baslatti ve bes kenti ele geçirdi. Bu tarih kesinlikle bir rastlanti degildi. ABD, Kanada ve Meksika arasinda gümrük vergilerini düsürerek, Meksikaâ??yi serbest ticaret bölgesi haline getirecek NAFTA (Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlasmasi) yalnizca birkaç saat önce yürürlüge girmisti.
Hemen ertesi gün Meksika devleti Isviçre yapimi uçaklar, ABD yapimi helikopterler ve on bes bin kisilik bir ordu ile bölgeye girdi. Sonrasinda yasanan iskence, infaz ve göz altinda kayiplarin kesin sayisi ise bilinmemekte.
1.50â??nin altindaki boy ortalamalariyla bu kendileri küçük, ama yürekleri büyük, ekonomik açidan dünyanin en yoksul (1800 kisiye tek bir doktorun düstügü Chiapasâ??ta ölüm orani tüm ülkeninkinin iki katidir) ama kültürel açidan belki de en zengin topluluklarindan olan Maya yerlileri â??Ya Basta- Artik Yeter!â? deyip yüzlerine kar maskelerini geçirerek kendilerini görünür kilali 11 yildan fazla oldu. Bu geçen süre boyunca Zapatistalar küresel devrimci bir hareketin olusmasi için umudu ateslemenin yani sira, yeni bir politikaya, kurama ve kuruculuga dair sorunsal alanlari düsünmemizi de sagladi.
Ilk basta Maya yerlilerinin kimligi, kültürü ve tarihsel birikimine basarak yerli haklari için ortaya çikan yalnizca yerel bir hareket gibi görünen Zapatistalar, aslinda daha ilk günden yereldeki küreselin simgesi haline geldi: Yereldeki küresel sömürüye karsi yereldeki küresel kuruculuk. Yüzyillardir baski altinda yok sayilan yerliler, kapitalist küresellesmenin önemli ayaklarindan biri olan NAFTAâ??nin uygulamaya baslayacagi gün ortaya çikmislar, ilk kez 1996 ve sonra onu takip eden yillarda tüm dünyadan binlerce kisinin katilimi ile ormanda düzenledikleri kitalar ve hatta her zamanki esprili deyimleriyle galaksiler arasi bulusmalarda küresel kapitalizmi tartismakla kalmamislar ve Seattle, Quebec, Cenova ve diger birçok yerde yapilan küresellesme karsiti eylemliliklerde hep bir sembol ve ilham kaynagi olusturmuslardir.
80â??lerin basinda bir grup aydinin gerilla hareketi olusturmak üzere Meksiko Cityâ??den daglara yolculuguyla baslayan yeni Zapatist hareketin tarihini, belki de en güzel kendi benzetmeleriyle â??yürüdükçe önünde yeni patikalar açilan bir onur yürüyüsüâ? sözü tanimlar. Sonun asla bastan belirlenemedigi dogrusal olmayan bir seyirdir bu. Neyin olmamasi gerektigine dair sezgileri disinda, hiçbir önceden hazirlanmis reçete ya da modele sapli kalmadan, ama tüm bir devrimci tarihi ve kültürü sirtlarinda tasiyarak, sürekli hareketin önünü açabilecek yeni stratejiler gelistirdiler. Yalnizca tek bir sezgileri vardi: geçmisin hatalarindan ders çikarabilme erdemi.
Belki de tarihten çikarttiklari derslerin en önemlisi, degistirilmesi gerekenin iktidarin dogasi, siyasetin kendisi oldugu dersiydi. Bu yüzden girdikleri patikalar degisse de çigliginin duyuldugu ilk günden beri, Zapatistalarin her türlü siyasi partiye, parlamenter demokrasiye ve devlete olan mesafeleri asla degismedi. Bir röportajinda Marcos bunu en açik su sekilde ifade etmisti: â??Her konumun bu ülkenin siyasal yönünü etkilemede ayni firsata sahip olabilmesi için farkli siyasal güçler arasinda bir denge öneriyoruz…Bu, devrim, devrimci sinifin kim oldugu devrimci örgütün ne olduguna iliskin kavrayislari kökünden degistirecektir… Biz â??Bu Devleti, bu devlet sistemini yikalimâ?? diyoruz.â? Bu anlamda devlet iktidarini ele geçirmek istememeleri, Meksikaâ??nin ve hatta tüm dünyanin bütünlüklü sorunlarindan uzak yalnizca kendi bölgesiyle sinirli bir yaklasim olarak algilanamaz. Aksine Zapatista deneyimi, yankisi tüm dünyaya siçrayabilme potansiyeline sahip, komünalizmin nüvelerini içinde barindiran bir öz-örgütlenme ve otonomi deneyimi, iktidar olmadan kendi gücünü olumlama felsefesinin bir deneyimi olarak okundugunda gerçek anlamini bulacaktir. Zapatistalar, komünizme geçis anlaminda burjuva kültürünün ve medeniyetinin daha ilerici oldugu yönündeki bir tarihsel ilerleme yasasina boyun egmeyip, dünyanin belki de en mülksüzlerinden olan Maya yerlilerinin kendi tarihinden getirdigi kültürle yogrulmus bir komünal demokrasi deneyimidir. Cleaver, hareketin olusumunda yanlarinda â??yerel halkla iletisimde yetersiz kalan bir bavul dolusu kuramsal ve siyasal kavramiâ? götüren bu aydinlarin da yerli topluluklarin kolektif karar alma gelenegiyle karsi karsiya geldiklerinde dönüstügünü vurgular. Ve bu yüzden kapitalizmin çitlemesine ve bireysellestirmesine karsi, kapitalizm ve modernizm öncesi komünal mülkiyet ve dayanismadan, ortaklasmaci bir yasamdan beslenen Zapatistalarin sözcükleri bireyi degil, kolektiviteyi konusur; â??dilleri ideolojinin degil, gerçeklesmemis arzularin, acil gereksinimlerin ve adanmis kararliligin dilidir.â? Bu yüzden EZLN bütün kararlarinda bazen zor da olsa her zaman yerli halkla birebir görüs alisverisi içindedir. Tüm bildiriler Devrimci Gizli Yerli Komitesi-Genel Komutanlik imzali olsa da genel komutanligin gerisinde bilinmeyen sayisi gizli komite ve bu komitelerin arkasinda da temel stratejik konularda kolektif danisma ve tartisma için basvurulan yerel komüniteler vardir. Nasil ki 1 Ocak ayaklanmasi EZLN askeri önderliginin tek basina aldigi bir karar degildiyse, 94â??te hükümetin hazirladigi anlasma taslagi da kesinlikle yerli topluluklarin ortak karari sonucu reddedildi. Benzer sekilde 96â??da hükümetle EZLN arasinda imzalanan ve 57 farkli yerli halka kismi otonomi taniyan Yerli Haklari yasasi da Meksikaâ??da yerlilerin haklari için mücadele eden herkesin görüsü dogrultusunda belirlenmisti. Elbette hükümet imzalanan bu anlasmaya uymamis ve anlasmalari yerine getirmedigi gibi yeniden yerli halka saldirmisti. Bunun üzerine Zapatistalar 2001â??de hükümetle tüm görüsmeleri kesme ve artik tamamen kendi özyönetimlerini kurma karari aldilar. Ve geçen bu dört yil boyunca fiilen San Andres Anlasmalarini tek tarafli olarak kendi öz güçleriyle uygulamaya koydular. Önce Isyankâr Zapatista Otonom Belediyelerinin güçlendirilmesi, ancak bu arada belediyeler arasinda yasanan esitsiz gelisimin asilmasi için 2003 Agustosâ??undan itibaren de Iyi Yönetim Komiteleriâ??nin kurularak, karar ve koordinasyon mercisi haline gelmesi bu deneyimin önemli ugraklaridir. Meksikaâ??nin diger yerlerindeki benzer siyasal gelismeler için de bir referans olusturan bu otonom yönetimler, halkin yönetime katilimini, gündelik yasamin örgütlenmesi ve kaynaklarin adil ve esit dagitimini (saglik, egitim, organik tarim, vs.) hedefliyordu. (Bu arada Meksikaâ??da egitim, saglik ve konut açisindan son on yilda yasam düzeyinde tek ilerleme kaydeden yerlerin ise Zapatista komünleri oldugunu hükümetin kendi arastirmasindan ögrenmemiz de ayri bir de ironi konusu.)
Bu süreçte her ne kadar eylemleri kolektif ve demokratik karar alma mekanizmasina bagli olsa da sonuçta hiyerarsik bir ordu yapisina sahip EZLNâ??nin, yani askeri önderligin, yerli komünlerle iliskisindeki degisimi ise en iyi sözcü Marcos 2005 Haziran tarihli 6. Deklarasyonâ??da ifade ediyor:
â??EZLNâ??nin siyasal-askeri bileseni demokratik degildi, çünkü o bir orduydu. Ve tepede ordunun, altta demokratik olanin olmasinin iyi olmadigini gördük… bunun tersi geçerli olmaliydi: demokratik-siyasal olan yukaridan yönetmeli, askeri olan altta boyun egmeliydi. Ya da belki asagida hiçbir seyin olmamasi, her seyin ayni düzeyde olmasi, askeriyenin bulunmamasi daha iyiydi; Zapatistalar artik kimsenin asker olmamasi için asker olmuslardi. Pekala, bu sorun konusunda sunu yaptik: siyasal-askeri olani Zapatista komünitelerindeki örgütlenmenin özerk ve demokratik veçhelerinden ayirmaya basladik. Ve böylece, önceleri EZLN tarafindan alinan karar ve yapilan eylemler yavas yavas köylerdeki demokratik biçimde seçilmis otoritelere devredilmeye basladi.â?
Bu yaz ortasinda verilen Kirmizi Alarm çagrisinin ardindan açiklanan Lakandon Ormanlarindan 6. Deklarasyon aslinda Zapatistalarin seyirlerinde geldikleri yeni bir dönemece, yeni bir patikaya isaret eder. Bu deklarasyonla Zapatistalar tüm Meksika çapinda anti-kapitalist eksende bir mücadele programi gelistirme yoluna girmek istediklerini açikladilar. â??..Örgütlerin özerkligi ve bagimsizligina, mücadele yöntemlerine, örgütlenme tarzlarina, iç karar alma süreçlerine, mesru temsillerine karsilikli saygi içersinde…Bu topraklari, bu gökyüzünü kendileri kadar sevenleriâ?, tüm yerlileri, isçileri, köylüleri, ögretmenleri, ögrencileri, ev kadinlarini, esnafi, küçük isletme sahiplerini, mikro-isletme sahiplerini, emeklileri, engellileri, dindar erkek ve kadinlari, bilim insanlarini, sanatçilari, aydinlari, genç insanlari, kadinlari, yaslilari, escinselleri ve lezbiyenleri, erkek ve kiz çocuklari, yani Meksikaâ??nin tüm renklerini mücadelelerini birlestirmek üzere birlikte karar almaya çagiriyorlar. Bunun için ilk çikis gün ve yerlerinde, yani 1 Ocak 2006â??da Chiapasâ??ta baslayacak ve alti ay sürecek uzun bir yürüyüsle tüm ülkeyi dolasacak ve Haziran ayinda tüm görüslerin alinip degerlendirilmesi sonunda yeni programi olusturacaklar. Ve bu sürede yine 6. Deklarasyonâ??da dayanisma çagrisi yaptiklari Latin Amerikaâ??nin, Avrupaâ??nin, Afrikaâ??nin, yani tüm dünyanin devrimci anti-kapitalist güçleriyle de 2005 sonu, 2006 basinda tamamen esit ve üretken bir tartisma zemini olacak yeni bir bulusma örgütlemeye girismis durumdalar.
Tüm dünyada ama özellikle de savasin kana buladigi bu cografyada, Ortadoguâ??da komünalist bir yerden devrimin devrimcilestirilmesi açisindan Zapatistalar yoldasimizdir.â??Eger söz konusu olan yeni bir dünya yaratmaksa bu öyle ciddi bir istir ki, bunu yaparken gülmek zorundayizâ?? diyen Zapatistalarin devrimci kahkahasini, â??sinirlarin olmadigi özgür bir dünya düsümüzde sözünüz silahimizdirâ? diyerek paylasiyoruz.
Ya Basta! Viva Zapatista!
Yasasin Dünya Vatandasligi!
[i]Â Â Aktaran H. Cleaver, â??Zapatistalarin Sesleriâ?, Mayalarin Dönüsü, Anahtar Kitaplar, 1998, s. 93.
[ii]Â Agy., s. 84.
[iii] Lakandon Ormanlarindan Altinci Deklarasyon, http://istanbul.indymedia.org/news/2005/07/38063.php

