Toni Negri ile söylesi (La Stampa)

18 April 2006

Devrime daha var…

Toni Negri ile söylesi (14 Kasim 2005-La Stampa)

â??Ne çetesi! Banliyölerdeki patlama kendiliginden bir jacquerie[1] (ayaklanma) degil. Öyle olsa bile; bu, temel çizgileri fordizmin krizi olan, kökten degismis bir sosyal yapi içerisinde ve bu krize -sadece Fransaâ??da degil- politik bir tepkinin yoklugunda gerçeklesmekte. Bu yüzden, bana göre bir baskaldiri olarak kaliyor; ama eger kelimeyi yumusak bir anlami ile anlarsak ayaklanma da diyebilirim.â? Tam bir ayaklanmadan söz etmek için eksik olan sey açik: â??Marxâ??in â??kendi içinâ?? dedigi, hedefleri olan bir politik bilinç eksik. Bu hareket bir sey istiyor ama hâlâ ne istedigini bilmiyor.â?

Autonomiaâ??nin kötü(!) lideri Toni Negri, 79â??da â??Italyan Devletiâ??ne karsi silahli mücadeleâ??den tutuklanan adam (30 yila mahkum edildi, cezasi 13 yila indirildi) döndü. Yine tartismanin merkezinde, New York Times onun Michael Hardtâ??la birlikte yazdigi â??Imparatorlukâ??una koca bir sayfa ayirdi ve Nouvel Observateur kendisini yüzyilin 20 büyük filozofu arasina koydu. Negri, Arjantin Mar del Plataâ??daki anti-Bush protestolardan sag salim döndü. Å?imdi Venedik teki yeni evinin salonunda oturuyor; raflarda kitaplar, bir sürü Anglosakson dergi, sehpanin bir kenarinda son Le Mondeâ??lar…

Uluslararasi basinin büyük bir kismi banliyölerin patlamasini Fransiz entegrasyon modelinin çöküsü olarak yorumladi. Bu açiklama sizi ikna ediyor mu?

â??Kesinlikle hayir. Öyleyse, mesela Anglosakson modeli neden ayni sekilde çökmedi? New Orleans Amerikaâ??sina bakin, ya da 7 Temmuz Ingiltereâ??sine, Ingilizlerin dogurdugu -kelimenin tam anlami ile- teröristlere bakin, Ingilizler gibi giyinen, kendilerini canli bomba yapmadan önce bir puba gidip, birayla sarhos olan gençler… Mesele iki çok kültürlü modelin çöküsü degil.â?

Herhalde â??emegin örgütlenmesiyle ilgiliâ?? diyeceksiniz.

â??Alevler içindeki banliyölerin ardinda en azindan 3 etken sakli. Krizde olan, daimi istihdami öngören fordist endüstri modeli ve devlet tarafindan desteklenen sinirsiz büyüme sistemi. Sonra bu kriz ekonomik globallesmenin seyri ile birlesti. Buna toplumsal refah müdahaleleri krizini yaratan kamu harcamalari blogunun neoliberal politikalari eklendi. Entegrasyonun ötesinde, burada sorun, fordizmin krizine hiçbir politik tepkinin olmayisi. Bu tepki yoksunlugu demokratik temsilin krizine de bagli.â?

Affedersiniz ama, neden kenar mahalleler Fransaâ??da taskin durumda da Italyaâ??da degil? Postfordist dinamikler bizde de ayni.

â??Çünkü biz sosyal bakimdan daha az gelismis bir toplumuz. Sonra, ilginç biçimde, bu kizisma bizde kismen tükendi. Yetmisli yillar sosyal mücadele potansiyelini azaltti; ya da daha dogrusu, Italya ve Almanya 68â??i on yil uzattilar. Ama böylelikle etkilerini de hafiflettiler. Ancak dikkat edin: protesto hareketleri bizde zaten var. La Val di Susa, sehirlerdeki konut ikametle ilgili hareketler, göçmenlerin CPT (geçici ikamet merkezi) karsiti savaslari…â?

Prodi yakinda Italyan kenar mahalleleri de patlayacak diyor. Yani onunla kismen ayni fikirde misiniz?

â??Prodi abartiyor, hem kenar mahalleler hakkinda gerçekten bir sey bildiginden süpheliyim. Tam da Fini gibi; ona göre bir patlama olmamasi demek sorun yok demek… Berlusconi ne diyecegini bilmiyor. Sonra, Calderoli ile Pisanu tipi Hiristiyan demokrat kurnazliklari arasina sikismisken nasil göçten söz edebilir.â?

Ya Fransizlar? 1990â??da Mitterand kendine soruyordu â??Çirkin bir kislada, gri bir gögün altinda, kendisini görmezden gelen bir toplumda bir genç ne bekleyebilir?â? Yine de, bozulma devam etti, bu kaçinilmazdi. Fransiz sosyalizmi, iyi niyetler ama kötü bilinç mi?

â??Bakin, ben çok farkli kisiler olduklarini düsünüyorum; ama hem Mitterrand hem de Chirac, bir cumhuriyetçi ve bir monarsist, neler olacagini çok iyi biliyorlardi. Ve onlar gibi Fransiz eliti de, özellikle de sosyolojinin Fransiz yönetimine sagladigi büyük katkiyla, banliyölerde olgunlasmakta olan patlayici dinamiklerin pekâlâ farkindaydilar: Ama ne yapabilirlerdi?

Onlar kendileri, çatismalari ve baskaldirilari tetikleyen bu neoliberal dalganin saldirisina maruzdular ve bu, onlarin dönüsümü yönlendirebilmeleri için tüm olasiliklari engelliyordu.

Affedersiniz, bu politikacilarin daha bastan affedildigi anlamina geliyor. Eger her sey neoliberal dinamigin suçuysa…

â??Kesinlikle hayir. Sadece, baskaldirilarin neoliberalizmin devlet politikasina dönüsmedeki yetersizliginin ifadesi oldugunu söylüyorum. Sadece devletçilikten degil, devletin yönetimi uygulama yeterliginden, yani hareketlerle sürekli iliskiler içine girmesinden söz ediyorum. Fordizmin tüm kötü taraflarinin yani sira sahip oldugu bir yeterlikti bu.â?

Sarkozy â??recailleâ?? (hergele) diye tanimladi, asagi tabaka, kenar mahallelerin gençleri. Senaryolarin ötesinde ayrica â??politika politicienneâ?? (â??politika yapmaâ??)  var, degil mi?

â??Sarkozy temkinsiz ve affedilemez davrandi. Ama Fransaâ??da bir politikacinin banliyölerdeki gençleri asagi tabaka olarak tanimlamasi ilk defa olmuyor: bunu bin kez söylediler. Sadece bu kez halk tepki gösterdi. Bir vaka var.â?

Küçük bir etkisi oldu, ancak sizin baskaldiri olarak tanimladiginiz bu olaylarda patronlarin Porsche Cayennelerini degil isçilerin Renaultlari yakiliyor. Nasil baskaldiri bu?

â??Sorun patronlarin arabalarinin garajlarinda olmasi! Epinay sur Seineâ??deki birkaç okulu iyi biliyorum. Sadece 10 kadar arabanin yakildigi ama Clichyâ??deki gibi bir patlamanin olmadigi tek banliyö orasi. Neden biliyor musunuz? Çünkü, belki de Epinayâ??da uyusturucu patronlari ile mollalar arasinda bir denge hakim. Mafya olan yerde genellikle baskaldiri yoktur, Italyaâ??da da böyle.â?

Bu savunmasiz insanlarin arabalarinin yakildigi ve hatta engellilerin dövüldügü gerçegini ortadan kaldirmiyor. Tam olarak bizim hayal ettigimiz toplumsal mücadele bu degil, degil mi?

â??Çagimizi etkileyen bu tepkiler karsisinda yanan bir avuç araba nedir ki? Sonra, arabalari yaktilar çünkü halk arabalari korumak için sokaga inmedi. Inanin bana, o mahallelerde yasayan insanlar o çocuklara o kadar da karsi degil.â?

Çogunun gözleri korkutulmus. 61 yasindaki bir emekli sirf o arabalari korudugu için öldürüldü. Onlardan â??isyanciâ?? diye söz etmek, onlara hak etmedikleri bir mesruiyet kazandirmak olmuyor mu?

â??Kinik degilim. Makyavelist de degilim. Öldürülen her insan için tüm kalbimle aci ve üzüntü duyuyorum. Ama bu boyutlardaki bir yanginda sadece iki ölüm olmasi da beni alt üst etmez. Öyleyse elektrige kapilip ölen iki insan ne olacak? Sonra, yaralanan kaç genç var? Ya bu çocuklarin kaçi anlamsiz irkçi olaylarda öldü?â?

Savunmasiz insanlara zarar verenlerin, sorunu bastirilmasi gereken bir durum olarak görme egilimi olanlara hakli gerekçeler verdigini yadsimayacaksiniz herhalde.

â??Böyle bir tepkiyi beklememis olsa da, olaylari Sarkozyâ??nin kiskirttigina süphe yok. Dahasi, önce de sonra da pozitif ayrimcilik ölçütleri önererek, samimiyetsiz tavrini sürdürdü: iyi siyahilere yardim edelim, kötü siyahilere baski yapalim.â?

Sarkozyâ??yi baskanlikla ilgili hesaplar yapmakla suçlayanlar var.

â??Sarkozyâ??nin bir sorunu var: sagin De Gaullecü adaylara genis bir politik alan ayirmasini engellemek. Le Pen de, De Gaullecülerden biraz daha entrikaci olan De Villiers de birçok mutabakati yipratabilir. Sarkozy ise bütün sag üzerinde bir hakimiyeti düsünüyordu. Bana bugün bu proje krizde gibi görünüyor.â?

De Villepin ise ekonomik yardimlar vaat etti.

â??De Villepin ve muhtemelen Chirac basta dikkatle izlediler; sonra bir yandan düzen vaat ederek, diger yandan o kenar mahallelerde kurtarilabilecekleri kurtarmaya çalisarak kendilerine göre tepki gösterdiler. Ama sonuçta, De Gaullecü üçüncü bir aday da ortaya çikabilir.â?

Açikçasi, sol da topalliyor.

â??Çok dogru, eger resmi sol söz konusuysa. Ama bugün Fransaâ??da resmi sol azinlikta. Çogunlukta olan Avrupa Anayasasiâ??na hayir diyen sol: egemenlikçi, siddetli biçimde cumhuriyetçi, banliyölerle ilgili söyleyecek hiçbir seyi olmayan.â?

Ya Paris entelektüelleri? Pek seslerinin duyuldugu söylenemez.

â??Ülkede bundan önce gerçeklesen büyük toplumsal olaylar sirasinda ne zaman seslerini çikardilar ki? Güç rüzgarinin nereden esecegini hesapliyorlar.â?

â??Baskaldiriâ?? olumlu bir çözüme yönelebilir mi?

â??Basbakanin tavri iyimserligin ötesine geçmiyor, oysa bu durumda katilim süreçlerine gerçek bir açiklik gerekirdi, bunlar ciddi seyler- Italyan yöneticiler gibi degil, oh ne güzel, herkes oy kullaniyor, herkes müdahil!- Katilim, güç iliskileri ile tartismaya açildi, faaliyette olan okullar, faiz oranlarini düsüren tasarruf sandiklari…â?

Siz de diyorsunuz ki: â??Gerçek bir â??ayaklanmaâ??dan söz edilemez çünkü politik bir hedef eksikâ?? Bu gençlerin talepleri nedir?

â??Sorun su ki, ne istemediklerini biliyorlar, ne istediklerini degil. Büyük bir karmasa. Arkadasim Patrick Braouezec, Saint Denis bölgesinin eski belediye baskani, simdiki bölge baskani, geçen gün dedi ki: yeni bir Grenelle uyumu gerekiyor, 68â??de Pompidou döneminde 68 hareketini yavaslatmak için yapilan sendika-devlet uzlasmasi. Ama o zaman isçiler maas artisi, hiyerarsik yapinin gözden geçirilmesini, toplumsal refah düzenlemelerinin baslatilmasini istiyorlardi. Banliyölerdeki gençler sadece bir kaçis yolu arayabilirler. Kaçma hakki, bir insan hakkina dönüstü, size de öyle gelmiyor mu? Tabi ki Seattle dönemi bitti. Ama dünyayi degistirme devrinin sonu, kendinden önceki hareketlerden yararlanan bir mücadele devrinin dogmasina neden oldu. Arjantinâ??de oldugu gibi Fransaâ??da da.â?

Paris barikatlarindaki Müslüman Fransiz kadinlar yoklar, fark ettiniz mi? Olivier Roy hakli, yoklar çünkü erkeklerden daha cesurlar, daha çok entegre oluyorlar, yani öfkeleri daha mi az? Ya da kocalari ya da erkek kardesleri onlari ayri, kapali tuttugu için mi?

â??Ben daha temkinli olurdum. Yoktular mi diyorsunuz? Peh! Kisa zaman önce Tahranâ??daydim ve kadinlarin örtüleriyle, her saat bir santimetre daha kisaltarak, gittikçe daha devrimci biçimde nasil oynadiklarini gördüm. Hem de fark edilmeden. Parisâ??te belki de fotograflari çekilmedi, ama ne saniyorsunuz, arabalari yakan bu gençlerin sevismediklerini mi? Her birinin arkasinda bir kadin olmadigini mi? Banliyöleri anlamak için dogru film Kassovitzâ??in soguk, metalik â??Le Haineâ??(Nefret) filmi degil. Asil film â??Lâ??Esquiveâ??(Engellenen). Bir kadin ögretmen Arap-Magrip ögrencilerden olusan bir sinifa Marivauxâ??nun bir metnini oynatmaya çalisiyor. Basta herkes uyum sagliyor. Sonra bir seyler bozuluyor. Çocuklar arasinda gerçeklesen erotik ve duygusal olaylar baskaldiriya neden oluyor. Sonunda sinif kader ve askla ilgili oyunu sahnelemeyi reddediyor çünkü bir beyaz burjuva komedyasi. Ayni sekilde, mahallenin Müslüman Fransiz kizlari da, bu baskaldiriya katilanlar da bu olaydan derinden etkileniyor ve degisiyorlar.â?

Bay Negri, hâlâ politik siddetin, Bati toplumlarindaki post-endüstriyel krizin sorunlarina çözüm olarak kullanilmasini onayliyor musunuz?

â??Michael (Hardt)â??la krizdeki bu toplumdan bir toplu göç (exodus) kurgulamaya çalistik. Bu göçte, Musaâ??nin Aronâ??lari gibi, silah da kullanacak koruyucularin olmasi gerekiyordu ama sadece korunmak için. Direnis budur, çünkü gerçek böyle, dünya böyle; ve çogunluk, banliyölerde aramakta olduklari ve henüz bulamadiklari o kaçis yolunu ararken böyle yapiyor.â?

Çeviren: Ufuk Soyer

[1] Jacquerie: (Soylularin köylülere alayli bir biçimde verdikleri Jacques adindan gelir.) Kral Jeanâ??in esareti sirasinda Fransiz köylülerinin soylulara karsi çikardiklari isyan.

Cevap ver.

XHTML: Kullanabileceginiz tagler: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>