10 March 2006
Nereyi sürdüysem, orası benim toprağımdı. Toprak herkesindi. Hiç kimsenin kendisinin olduğunu söyleyemediği bir şeydi toprak. İnsanların, kendilerinin olduğunu söylediği tek şey emekti.
TOLSTOY
Taşıdığımız sorumlulukların ne kadar farkındayız? Yaşama nereden bakıyoruz? Dünyayı nasıl okuyoruz? Bu gibi sorular çoğaltılabilir; ama bu soruların anlamlılığı, kendilerine verilen yanıtlardan çok, bu yanıtların nasıl hayata geçirildiği ile görülebilir. İçinde yaşadığımız kapitalist dünyada, bir yandan her türlü ilişki biçimi sınırları işlevsizleştiren bir boyutta üretilirken, öte yandan insanlar sayısız maddi-manevi hapishaneyle kendi dar alanlarına sıkışıp kalıyor. Kapitalizmin yalandan özgürlük felsefesinin yarattığı tutsaklık hep aşikar; ancak asıl sorun, bu tutsaklığı aşacak ve yaşamın içerisinde gerçek ve insana dair bir özgürlük söylemini açığa çıkaracak politik hattın ve bu hattın pratik uygulamalarının keşfi, yani özgürlüğün keşfi. Oku…. »
Öğrenci Hareketi icinde | yorum yok »
10 March 2006
Her tarihsel süreçte üniversiteler, iktidarın kendisini toplumsal olarak meşrulaştırdığı ve kendi iktidar işleyişini güvence altına alacak nitelikteki bilginin üretildiği merkezler oldular. Bu özelliklerinden dolayı, üniversiteler kapitalizmin öne çıkan kurumları olma özelliğini bugüne dek korudular. Oku…. »
Öğrenci Hareketi icinde | yorum yok »
10 March 2006
Üniversitelere dair son dönemdeki gelişmeler; YÖK yasa tasarılarına ilişkin tartışmalar, tüm ülke çapında başlatılan soruşturmalar ve soruşturma karşıtı hareket farklı ama içiçe geçmiş tarihsel ve toplumsal süreçlerden besleniyor. 2000′li yılların başından beri hükümetler, YÖK ve rektörler, üniversitelere dair yasayı, sermayenin küresel iktidarının ihtiyacına uygun olacak şekilde yeniden yapılandırma çabası içindeler. Bu yasanın kesinleşmesi öncesi pek çok kampüste eş zamanlı olarak başlatılan soruşturma terörü bir yandan yasa karşıtlığını kampüslerde toplumsallaştıracak devrimci ve muhalif öğrencilerin okuldan uzaklaştırılmasının önünü açarken, diğer yandan da YÖK’ün üniversitelerdeki şiddetinin ve diktatöryasının, üniversitelerin şirketleştirilmesinin önündeki engelleri kaldırmada nasıl da yaşamsal olduğunu gösteriyor. Soruşturmalara karşı yapılan ortak çalışmalarda üniversite alanına bakışa, söyleme ve kampüs dışında ve kampüslerde yapılacak çalışmaların örgütlenme tarzına dair üniversite hareketinin pek çok sorunsalı yakıcı bir biçimde açığa çıktı. Oku…. »
Öğrenci Hareketi icinde | yorum yok »
10 March 2006
Türkiye’de üniversiter alanının son 20 yıllık yeniden yapılandırma tarihini, piyasa yönelimli bir toplumsal işleyişin egemenliğini kurmaya yönelik bir süreç olarak algılamak gerekir. Bu tarih, aynı zamanda, tüm dünyada ulus temelli ekonomi ve siyasal demokrasi yönelimli bir iktidar yapılanmasının çözülerek küresel iktidar işleyişinin kurulması tarihidir. Tüm dünya, coğrafi sınırları genişletmeye yönelik bir piyasalaşmayı aşan ve tüm toplumsal alanlarda piyasanın derinleştirilmesini hedefleyen bir iktidar işleyişiyle, üretimin ve yeniden üretimin bir alanı haline geliyor. Bu iktidar işleyişinin siyasal güvencesinin oluşturulması, hem ulusal hem de uluslararası düzeyde etkinlik gösteren siyasal/toplumsal aktörlerin, küresel iktidarın söyleminin kurulması ve toplumsallaştırılması işlevi ile yapılanmasını zorunlu kılıyor. Zorunluluk, ulus devletlere dışarıdan dayatılan bir zorunluluk olarak değil, küresel kapitalizmin işleyişini varoluş koşulu olarak içselleştiren ulus devletlerin üstlendiği bir sorumluluk olarak ortaya çıkıyor. Ulus devletler, ‘refah’ veya ‘kalkınma’ söylemiyle ulus temelli bir piyasa işleyişinin siyasal güvencesini oluşturmaktan çıkarak piyasanın küresel düzeyde yapılandırılması işlevini üstleniyor. Oku…. »
Öğrenci Hareketi icinde | yorum yok »
10 March 2006
Her Kampüs, Her Öğrenci Eyleminin Öznesidir
Kapitalizmin modern döneminin iktidar işleyişinin temel dinamiklerini coğrafi sınırlar temelinde örgütlenen ulusal pazarlar ve bu pazarların işleyişinin siyasal güvenceleri olarak ulus devletler oluşturuyordu. Ancak bugün çok uluslu sermaye bütün bir dünyayı üretimin ve yeniden üretimin alanı haline getiriyor. Kapitalizm; coğrafi, ekonomik ve politik sınırları kendi iktidar işleyişine içselleştirerek aşıyor. Sermaye, üretim ve emek süreçlerinin küresel sınırlarda örgütlenişi; kapitalizmin yeni iktidar yapılanmasının ve bu yeni tarihsel dönemin söyleminin kurulmasının maddi temelini oluşturuyor. Politika ve mücadele tarzını hala modernizm döneminin söylemi içinden kuran sol ise Kapitalist İmparatorluk’un yeni iktidar işleyişini dağıtacak bir hareketi yaratmak konusunda yetersiz kalıyor. Solun kendi söylem ve eylemini gerçekleştirmekte yaşadığı bu tıkanıklık kendini nereden kuracağı ve nasıl üreteceği anlamında yapısaldır. Sorun, solun kendi hareketinde toplumsal çatışkıları açığa çıkartarak kendini gerçekleştirememe, devrimci birikimini güncelleştirememe sorunudur. Oku…. »
Öğrenci Hareketi icinde | yorum yok »