'Karşı Kültür'

Anti-kapitalist bir sergi

17 June 2006

2003’ten beri sürdürdüğü “Alternatif Ekonomiler, Alternatif Toplumlar” projesinin “İdeal Toplum Kendini Yaratır” ayağı için İstanbul’a gelen Oliver Ressler’la sanat, sermaye ve toplum ilişkisi üzerine konuştuk.
Oku…. »

Karşı Kültür icinde | yorum yok »

Filmler şirketten!…

10 March 2006

Kanlı karanlık darbeye denk düşen çocukluğun şehirlerarası yolculuklarının en sevdiğim cümlesi… “Çaylar şirketten!”… varılacak yerin değil, gerçekten de yolculuğun kendisinin başlı başına bir amaç olduğu… henüz tam gaz basılan kocaman otobanların kenarında çok amaçlı alışveriş merkezi bozuntusu devasa dinlenme tesislerinin etrafı sarmadığı, yola çıkar çıkmaz heyecanla birkaç gün öncesinden hazırlanan yolluklarımızı yiyeceğimiz mola yerlerini beklediğimiz zamanlarda… uyumamak için gözlerini hiç kırpmamana rağmen, her seferinde nasıl olduğunu anlamadan tam da o beklenen andan hemen önce içine düşülen uyku… ve nihayet bilinmezin ortasında bir yerde muavinin, konuklarını davet eden ev sahibi edasındaki o bildik sesi… poşet poşet içindeki yolluklar ellerde, koşar adım tarihin en kısa pikniğine mi yoksa bir dost evinde beş çayına mı gidildiği belli değildir… ne fark eder ki, her koşulda bir coşku dolar insanın içine… acaba o dönemlerde her çocuk, benim gibi şirket dendiğinde iyi niyetli bir ev sahibini hayal etmiş midir? Acaba bugünkü çocuklar da, şirketlerin sanata “katkılarını”, kültüre “desteklerini” duyunca, iyi kalpli bir melek hayal ediyorlar mı? Oku…. »

Karşı Kültür icinde | yorum yok »

Biz Kel Değiliz Alnımız Geniş(RASH)

10 March 2006

Belirli bir yaşın üzerindekiler için, 92′deki Solingen katliamını, kafamızda canlanan görüntülerle hatırlamak hiç de zor değil… Ardından yapılan yürüyüşleri, gösterileri… Bu, ilk olmamakla birlikte, 5 kişinin ölümüyle en fazla tepki uyandıran olaydı… 90′ların başında, Almanya’da, Neo-Nazilerin karıştığı ya da doğrudan yaptığı yabancı karşıtı eylemlerdeki artışın en acı örneği… Devam eden yıllarda, yine ırkçı saldırılar, kundaklamalar, cinayetler, yaralamalar… Aslında tam da bu noktada tanıştık Neo-Nazilerle… Kel kafalarıyla, aynı model içi turuncu montlarıyla, botlarıyla neye benzediklerini, yine bu medyanın sunduğu görüntülerden gördük… Bu görüntüleri de, kafalara batılı faşist görünümü olarak kazındı…More…MHP’nin bile �Faşizme geçit yok� pankartları astığı şu günlerde, söyleyeceklerim ne kadar anlamlı gelecek bilmiyorum; ama o kafalara kazınan Neo-Nazi görünüşünde, çalınan ve sola yakın bir karşıt sınıf kültürünün hikayesi yatar… Oku…. »

Karşı Kültür icinde | yorum yok »

Inter Milan ve Zapatistalar

10 March 2006

Dünyanın önde gelen futbol kulübü, EZLN topluluklarını destekliyor.Dario Azzellini

Inter Milan olarak bilinen ünlü İtalyan futbol kulübünün esas adının FC Internazionale Milano olduğunu, hemen hemen kimse hatırlamaz. Bu isim, kulübün kuruluş yılı olan 1908′de, İtalyan olmayan oyuncuların da kulübe alınacaklarını belirtmek için konmuştu. Bugün yabancı oyuncuların varlıklarının futbolda kapitalist bir normalliğe dönüşmesinden sonra, oyun sahasının dışında da isme tekrar bir anlam veren, kulüp değil takımın kendisidir. Oku…. »

Karşı Kültür, Zapatista icinde | yorum yok »

Bütün Evren Semah Döner

10 March 2006

Her sene on binlerce insan toplanır Hacıbektaş’a. Her sene üç gün semahlar dönülür, demler çekilir, dilekler dilenir. Her sene üç gün boyunca, bildik bir taşra kasabası �başka� bir yerdir artık. Toprak başka bir dünyayı hatırlar. Ceylanla aslanın bir arada durduğu, avlanan geyiklerin derviş suretinde canlandığı, kesilen ağaçlara ağıt yakılan bir dünyayı. �Sihirli� bir dünya büyür. Oku…. »

Karşı Kültür icinde | yorum yok »

OLİMPİYATLAR ASLA SADECE OYUN DEĞİLDİR

10 March 2006

Geçen aylardaki medya gündeminin başat konularından biri olan olimpiyatlar nihayet bitti. Atletler bu oyunlar sürecinde �barış’ içinde rekabet etiler ve �dünya barışına’ eşsiz birer hizmet sundular. Kendilerine minnettarız! Sadece onlara mı? Tabii ki hayır, medya mensuplarına; özellikle açılış seremonisindeki yunan tarih anlatısındaki osmanlı egemenliği dönemini ima eden �geleneksel dönem’ adı verilen dönemde kıkırdamalarını tutamayan TRT spikerlerine, sponsorlara; bu kadar büyük bir organizasyonun gerçekleşmesi için sağladıkları finans desteği için, Yunanistan Ulusal Olimpiyat Komitesine ; insanoğlunun yeni hedefinin DNA’nın keşfi ve klonlama gibi biyoteknolojileri kullanma olduğunu gösterdikleri için, stadyumda açılış seremonisi için ortalama 350 euro’yu gözden çıkarmış seyircilere; herkesi ayırmaksızın alkışladıkları, Kıbrıs’ı biraz daha çok ABD’yi ve İsrail’i daha az alkışladıkları için teşekkür etmek gerekiyor. Bir �oyun’ daha sergilendi ve ne yazık ki bitti. Bazı kendini bilmez ademoğulları ise bu oyunlara katılmayı değil ona karşı olmayı seçtiler. İtiraf etmek gerekiyorsa, biz de onların cephesindeyiz, kendimizi ihbar ediyoruz çünkü bu oyunda biz yokuz! Çünkü olimpiyat bizim için milliyetçilik, kapitalizm, rekabet, ırkçılık, erkek egemenlik ve devlet baskısından başka bir şey değil, aslında ayırmaya gerek yok, zaten bunların hepsinin aynı olduğunu, iç içe geçtiğini biliyoruz. Bunu tek adı var; bu kapitalist imparatorluktur. Olimpiyatlara karşı olmak, �bu oyunlar bizim değil’ demek hiçbir zaman bu kadar anlamlı olmadı. İstanbul’a verilmesi muhtemel bir olimpiyatın neyi simgelediğini anlamaya çalışmak önemlidir. Bu noktada olimpiyatlara karşı birbirinden bağımsız olmayan argümanların sıralanması kolaylık sağlayacaktır. Oku…. »

Karşı Kültür icinde | yorum yok »

Bilimkurgu ve siberpunk

10 March 2006

Yüksek binalar, bacalardan kusulan dumanlar ve ateş, sürekli yağan yağmur, kafanızı çevirdiğiniz her yerde görebileceğiniz neon ışıklı reklam panoları, sokaklarda dolaşan farklı coğrafyalardan binlerce insan. Ve şehrin hakim yerlerine inşa edilmiş yüksek duvarlarla korunan malikaneler. Karanlık ve gri bir şehir. Hiç de yabancı olmadığımız, içinde yaşadığımız ama sokaklarında dolaşırken, evimize, işimize, okulumuza giderken kafamızı kaldırıp bakmadığımız bir şehir. Dünyanın herhangi bir yerindeki herhangi bir metropol olabilir burası. Yerden buharların yükseldiği, bütün meydanlarında devasa reklam panolarının yer aldığı, görkemli gökdelenleri, korunaklı mekanlarda yaşayan zenginleri ve gettolara doluşmuş, tek tip binalarda yaşayan farklı dillerden farklı topraklardan binlerce insanıyla New York, Hong Kong ya da Tokyo. Hatta daha yakınımızda, gri binaları ve tarihinde hava kirliliği yüzünden okulların tatil edildiği günleri yaşamış bir şehir; Ankara. Fakat anlattıklarımız, Philip K. Dick’in hikayesinden Ridley Scott tarafından sinemaya uyarlanmış Bıçak Sırtı (Blade Runner) adlı filmin geçtiği mekanlar. Birbiriyle savaşan şirketler, insanlar, androidler, yok edilmiş ve çürümeye terk edilmiş bir dünya. İnsanın, gerçekliğin muğlaklaştığı, bildiğimiz kavramlarla anlatamadığımız, açıklayamadığımız bir yer burası ve ne yazık ki bizden uzakta, �hayal ürünü işte� gibi bir cümleyle geçiştiremeyeceğimiz bir yer. Farkına varmak istemediğimiz, görmekten korktuğumuz bir yer. Tam da içinde yaşadığımız, bir parçası olduğumuz ve olmaya zorlandığımız bu dünya. Oku…. »

Karşı Kültür icinde | yorum yok »

Güneşin çocukları

10 March 2006

Hazır şimdi siz de buradayken, önce Türkiye’de konser vermekle ilgili hislerinizle başlayalım ister-seniz.

Horacio Duran: Türkiye büyük bir ülke; bizim ülke-mizden çok farklı. Eski bir tarihi var. Aslında Türkiye’deki durum hakkında çok az şey biliyorum. Bir çok farkımız var: politik farklar, tarihsel farklar, kültürel ve dini farklar. Ama burada Şilili, Latin Amerikalı biri olarak hissettiğimiz kadarıyla… (Bundan birkaç yıl önce, 1990’da İstanbul ve Bursa’ya gelmiştim, iki ay önce de İstanbul’daydım) buradaki insanlarla gerçekten iyi bir temasımız var; bu sadece bir dokunuş hissi. Bunun dışında şu an için ciddi bir şeyler söyleyemem, çünkü bilmiyorum. Ama şimdi ülke çapında bir tur yapacağız; ülke ve insanları hakkında daha çok şey öğrenmeyi umuyorum. Bu sefer daha fazla tanıyacağım, bu çok iyi. Oku…. »

Karşı Kültür icinde | yorum yok »

Samandağ’a bağlı bir tavla beldesi…

10 March 2006

Bir gün İstanbul’dan Tavla’ya gitmek isterseniz, önce Harem’den otobüse binersiniz. Sonra Ankara ve Adana, gece ve sabah boyu, benzer sokaklara dizilmiş, benzer evlerdir. Arada durmadan tüten fabrika bacaları, meşakkatle ilerleyen trenler ve kentlere dikilmiş, garip heykeller vardır; bunlar kullanımdan çıkmış savaş uçakları, kocaman, renkli mutfak gereçleri ya da gagalarını açmış taştan yunuslar olabilirler. Oku…. »

Karşı Kültür icinde | 10 yorum »

Komünist tiyatro

10 March 2006

Mutlak iktidar mutlak sanat

Tiyatroda ‘oyun’la ‘seyirci’ arasındaki ilişki nereden ve hangi kodlarla kurulur? Böyle bir ilişki, metin ve performans iletilerini kapsayacak bir şekilde estetik, felsefi ve politik olarak açımlanabilir. Özsel olarak bu ilişkinin, hakim iktidar ilişkilerinin işleyişi ve tarihselliği ile çok yakından bir bağlantısı vardır. Antik Yunan ve Asya geleneksel tiyatrosundan 20. yüzyıla kadar uzanan tiyatro pratiğinde (böylesine uzun bir zaman ve geniş bir coğrafya düzleminde) çok katmanlı ve değişken biçimlere girip çıkan ti-yatro, ‘sahne’ ve ‘seyirci’ arasındaki ilişkideyse hep aynı temel üzerinden yürümüştür. Oku…. »

Karşı Kültür icinde | yorum yok »