Toplumsal demokrasi: oyunun kurallarini belirlemek
10 March 2006
Kapitalizmin bütün toplumsal ögeleri kusatarak birlestiren isleyis sürecindeki toplumsal çeliskilerin nasil açiga çikartilacagi ve bu çeliskilerin nasil çatiskinin konusu haline getirilecegi sorunu, bu tarihsel dönemin devrim kuraminin nasil yapilandirilacagi sorusuna denk düsüyor. Kapitalizmi bütünlükçü olarak belirleyen bir iktidar isleyisi olarak tarif etme ve bu isleyisi tarihsellestirerek anlama bu sorunun çözümünün temel referans noktasini olusturuyor.
Kapitalizmin cografi sinirlarla belirlenmis ulusal pazarlar temelinde örgütlendigi tarihsel dönemde ulus devletler, burjuvazinin iktidarinin politik güvencesini olusturma isleviyle yapilandirilan siyasal iktidarlar olarak ortaya çikti. Bu siyasal iktidar farkli cografyalarda refah devleti ya da kalkinmaci devlet gibi farkli biçimler alsa da temel olarak siyasal alanla toplumsal alanin, kamusal alanla özel alanin ayri oldugu söylemi üzerinden yapilandi. Bu söylem içinden kurulan politika ve mücadale tarzlari, toplumsal alanla siyasal alan arasindaki aracilik iliskisini kurma islevini üstlenerek temsiliyet iliskilerine hapsoldu. Temsiliyet iliskilerinin mesruiyeti bagimsiz bir siyasal aktör olarak devletin açtigi kamusal alanda temellendirildi. Ikilikler üzerinden kurulan bu söylem ve bu söylemle yapilanan toplumsal pratikler toplumsal olani parçalayarak kapitalizmin bütünlükçü isleyisini görünmez kildi.
Ayni dönemde sol; kapitalizmin iktidar isleyisinin söyleminin ürettigi bu ikilikleri kendi söylemine içsellestirerek yeniden ürettigi için karsidan bir iktidarin kurucusu olamadi. Siyasal alan ve toplumsal alan ayrimini temel alarak toplumsal alanin kendiligindenci hareketini siyasal alana tasiyacak özne olarak kendini konumlandirdi. Bu konum, burjuvanin kendi çikarini toplum çikari olarak örgütleme sürecinin içinde dogallasan bu ayrimlardan ve bu ayrimlar temelinde devleti tek iktidar odagi olarak tanimlayan paradigmadan kopusu engelledi. Iktidar sorununu devlete indirgeyen bu bakis, bütün bir toplumsal alani kendi karsidan iktidarinin zemini olarak tanimlayamadi ve iktidarinin siyasal güvencesini ‘devlet’e devretti. Toplumsal mücadeleye kitlelerin ekonomik-demokratik ve/veya akademik-demokratik talepler için verdigi mücadele olarak bakti. Toplumsal dinamiklerin kendi söylem ve eylemlerini özgürlestirme temeline oturtulmus bütünlükçü bir toplumsal demokrasi perspektifiyle hareket edemedi.
Kapitalizmin günümüzde girdigi yeniden yapilanma döneminde -tarihsel süreçte ikilikler üzerinden tanimlanan- bütün alanlarin, piyasa sürecinin isleyisi içinde bütünsellestirildigini görüyoruz. Kamusal alan ticarileserek piyasaya içsellestirilirken devletin islevi kural koyuculuktan ulus asiri düzeyde belirlenen kurallari uygulamaya dönüsüyor. Sermayenin küresel sinirlarda isleyisine uygun olarak egemenlik ve mesruiyet kaynaklari yeniden tanimlaniyor. Bütün toplumsal ögeleri piyasa sürecine eklemleyerek birlestiren bu iktidar isleyisini dagitici karsidan bir iktidar nasil kurulabilir? Bugün sol hareketin söylemini ve eylemini yeniden yapilandiracak olan soru budur.
Kapitalizmin hayatin her alanini, bütün toplumsal iliskileri kusatici isleyisinde siyasal olanla toplumsal olan arasindaki ayrim ortadan kalkiyor. Bu anlamda toplumsal dinamiklerin kendi kendilerini yönetmesi, kendi yasamlarina sahip çikmasi üzerine kurulacak olan toplumsal demokrasi; kapitalizmin iktidar isleyisini tehdit edebilecek bir toplumsal iktidar perspektifini anlatir. Toplumsal dinamikler, ancak kendi yasam alanlarinin iktidarini ele almakla kapitalizmin piyasa ve devlet üzerinden kurdugu toplumsalliktan bagimsiz bir varolusu kurabilirler. Karsitin olumsuzlanmasi kendi söylem ve eyleminin olumlamasi üzerinden gerçeklesecektir. Devlet iktidarin toplumsallastirilmasiyla dagitilabilir. Paris Komününde, Rusya sovyetlerinde, Ispanya Iç Savasinda ve bugün Chiapas’ta Zapatistalarla olusan devrimci durum budur. Kapitalizmin belirledigi sinirlari yikip -Zapatistalarin deyisiyle- oyunun sahasini ve kurallarini kendimizin belirledigi durumu yaratabilmektir devrimci olan:
‘Oyunun sahasini degistirelim. Kapitalist sistemin altin kuralinin islemedigi, yani amacin karsitin denetimi ya da yenilgisi olmadigi; aksine karsitlarin ya da yenilenin olmadigi bir oyun.’ Å?imdi oyun basladi!

